Tunç Fındık İle Söyleşi (14x8000 lik Üzerine)

Türkiye’nin en ünlü ve şimdiye kadar yetiştirdiği en iyi dağcılardan biri olan Tunç Fındık ile 14 x 8000 lik projesi ve diğer konular üzerine keyifli bir söyleşi yaptık.

Söyleşiye geçmeden önde 14 x 8000 lik Projesinin ne anlam ifade ettiğine bir göz atalım;Yeryüzünde 8000 metre yüksekliğini aşan sadece 14 adet dağ vardır. Bunların hepsi de Himalaya ve Karakurum Dağ zincirlerindedir. Sözkonusu 14 adet 8000 metrelik dağların zirvesine tırmanış, yüksek irtifa dağcılığında bir tür dünya rekorudur ve dünyada bunu tamamlayan sadece 13 kişi (yaşayan 12 kişi) bulunmaktadır. 14 x 8000′i dünyada ilk tamamlayan kişi ünlü İtalyan dağcısı Reinhold Messner’dir.

 

 

 


Pandül de Tunç Fındıkla ilgili 14 x 8000 lik haberi yaparken "Hayalden Gerçeğe" şeklinde bir başlık kullandım. Tunç Fındık için 14 x 8000 projesi ne zaman hayalden gerçek olmaya başladı?

Aslında birazda daha yüksek dağlarda neler yapabileceğimi görünce bunu telaffuz ettim. 14x8000 garip bir plan ve beni bölüyor bir yerde. Çünkü ben kaya ve duvarda tırmanmayı seviyorum. Genel alpinizmi de seviyorum ama 8000 lik dağlar sizin tüm enerji ve zamanınızı alır fakat diğer branşları da gayretle devam ettiriyorum. Eskiden bu tür bir hayalim yoktu. Tüm 8000 likler aynı ve gereksiz zahmetli olarak gözüküyordu ama ŞİMDİ BU FİKRİM DEĞİŞTİ.

Fikir değiştirmene ne sebep oldu?

Gerçeklik olarak yükseklerde fiziki ve ruhi olarak çok iyi hissettiğimi gördüm. Neden yapmayayım dedim? İmkan yaratabileceğimi ve hayatımı bu yönde götürebildiğimi de gördüm ayrıca hiçbir şey 8000 lik bir dağa çıkmaya benzemiyor. Muazzam bir his çünkü dünya ötesi gerçekten. Sponsorum olmasa bile 8000 lik bir dağa her yıl gidecek imkanları yarattım. Bu da avantajlı bir durum.

Sponsor bulmak hala güç mü Tunç Fındık için?

Yapılamayacak hiçbir şey yok. Kendim için bu düsturu koydum ve mümkün olduğunu da anladım. Tabi ki mali sponsor bulmak oldukça güç Türkiyede. Benim için de öyle, asla da kolay ve çabasız olamadı. Ama dedim ya imkansız değil. Sadece dağ ve antrenman zamanımdan çalan bir mücadele olması canımı sıkıyor.


2.Everest tırmanışınızda Fenerbahçe Spor Kulübünün sponsor olması tepki çekti mi hiç?

İlginç ama hayır. Neden? Çünkü biz Fenerbahçede çok da ön planda asla olmadık. Yani bu sponsorluk. Ve projemdeki partnerim Mustafa Kalaycı ve ben.

Bu tip sponsorluk tırmanışları yapmayı düşünüyor musun? Gerekse 8000 liklere sponsor bulmak amaçlı?

Evet 7000 lik veya daha küçük dağlara dikkat çekici çıkışlar ve sponsorluk çıkışları olacak. Zaten sadece 8000 e değil 7000 lik teknik dağlara da gideceğim devamında. Mesela Baruntse benim için değerli. Çünkü Alpin Stil. Tek seferde yaptım.




Bilmeyenler için şu ana kadar hangi 8000 lik dağları tırmandın?


Everest e iki sefer farklı rotadan. 8205 metrelik Cho Oyu. 8501 metrelik Lhotse. 8047 metrelik Broad Peak denemem oldu ama tırmanamadım. Arazi koşulları elvermedi. Yani 11 adet 8000 lik dağ var önümde!

Bu çıkacağınız 8000 likleri hangi sırayla yapmayı planlıyorsun?

Aslında sadece sponsor dosyasında belli bir sıra var. Benim açımdan o sene organizasyonun kolay olduğu, tırmanış izinlerini ve ana kampı paylaşabildiğim 8000lik dağlar öncelikli sırayı alacak. Diyelim ki o 2011de K2 için iyi bir fırsat yakaladım, öncelik onun olur.

 

 

 


Bir Ekspedisyona nasıl dahil oluyorsunuz? Nasıl bir hazırlık aşamasından geçiliyor?

Ekspedisyonu kendin düzenleyebilirsin ki 7244 lük Baruntse Dağı tırmanışı böyle oldu. Veya bir başka ekip ile kontağa geçersin. Onların ve senin için uyuşma olursa, herkes için iyi ise olur. Hazırlık olarak artık bana fazla bir şey gerekmiyor sadece malzemeyi toplayıp yola düşmek kalıyor. Yarın 8000 e gidiyoruz deseler yarın hazırım ben.

Bu 8000 likler den birine Everest Takımı (PO Ekibi) gibi bir Türk ekibiyle çıkmak ister misin?


Neden olmasın? Gurur duyarım böyle bir ekipte yer almakla, belki faydalı olurum buna. Ama mesele şu ki, ben tek başıma, küçük ekibim ve kendimle güçlü, esnek ve hızlıyım. Her şeye daha kolay adapte olabilirim.

Bir 8000 lik tırmanmak ortalama ne kadar sürüyor?


8000 ine göre farklı. Mesela K2 çok uzak ve yüksek, görece zor bir dağ. En az 65 gün git-gel ile. Ama diyelim ki Cho Oyu, bana sadece 13 gün tuttu! Kural olarak, 8000 metreden çok yüksek dağlara 2 ay, 8000 m. civarında zirvesi olanlara 1 ay desek olur. Medeniyetten 10 gün kadar uzak olanlar için git- gel yarım ay eklenebilir.


Bu süreye fiziksel dayanıklılığın ötesinde ruhsal olarak nasıl hazırlanıyorsun?

Hazırlanmıyorum. Ben orada olmayı seviyorum ve beni baymıyor ruhsal olarak. Şehre göre, günlük yasama göre çok daha basit ve zevkli. Sade bir yaşam o. Dağları çok sevmek, arazide yaşamayı çok sevmek

Bu 11x 8000ler arasında en çok zirvesini görmek istediğiniz hangisi? Manevi olarak hangisinin seni daha çok tatmin edeceğini düşünüyorsun?Hepsi benzer, ama zorluk olarak Annapurna, konum olarak K2. Tabi ikisine bir arada çıkmayı planladıklarımı, mesela Gasherbrum 1 ve 2 yi de bu şekilde yapmak arzu ederim. Umarım olur. Kişisel olarak hoş bir başarı olur. Ama bilemiyorum, belki de olmaz?




14 x 8000 lik bir dünya rekoru ve çok az sayıda insan buna ulaşabildi. Kısmetse senide bu listede ilk Türk olarak göreceğiz. Böyle bir projede maddi ve manevi bir destek hissedebiliyormusun? Arkadaşlarınız, aileniz, dağcılık camiası, basın, gerekse sponsorlar açısından?


Destek olarak zaten tüm dostlarım ardımda. Maddi destek sıfır (neredeyse), malzeme desteğim var neyse ki, basın ilgilenmiyor tabii ki, sponsorlar ise çok arama sorma gerektiriyor. Ama sağolsunlar, beni bilen herkes çok iyi destek oluyor.

Peki, yüksek irtifa dağcılığı Türkiye de pek yapılmıyor. Kendini yalnız hissetiğin oluyor mu? En azından tatlı bir rekabet için. Genelde Everest e çıkıldıktan sonra başka bir yüksek irtifa tırmanışı gelmiyor.
Yalnız şöyle hissetmiyorum: benim dağcılık tarzım all around, yani her şeyi yapıyorum elimden geldiğince. Sadece yüksek dağcılık değil. Bu nedenle çok partnerim var. Ama yüksek dağlarda yalnız olmak garip şekilde bana neşe ve keyif veriyor. Kendimle mutlu bir insanım galiba. Diğer dağcılara gelince, daha çok imkan olsa, hayat kaygısı olmasa herhalde daha çok iş olurdu Ama bu işler gerçekten çok efor ve zaman, hayat enerjisi alır. Haksızlar diyemiyorum.

 




Tekrar 14 x 8000 liğe döndüğümüzde. Yakın planda hangi 8000 likte görebileceğiz seni?


Bahar için bazı planlar var. Muhtemelen 8463 metrelik Makalu veya 8125 metrelik Dhaulagiri. Yaza belki Tienshanda, bazı 7000 likler ve belki sonbaharda 8045 metrelik Shishapangma. Tabi bu 2009 yılı olursa ama 2009 planı Makalu veya Dhasulagiri ve sonbaharda Hisha.

Bu kalan 11x 8000 i ne kadar sürede bitirmeyi düşünüyorsunuz?

Yani bir yılda 2 olur sponsor varsa, onlara çizilen plan dahillinde 6-7 yıl. Yoksa 10 yıla uzayabilir yani sponsor yoksa hepsine kendi imkanlarımla gideceksem ömür boyu sürecek.

Bunu istemeyiz tabi.

Ben de ben deeeeee :) eh tabi. Ararım sorarım, olmazsa kendi imkanımı yaratırım.

7 kıta zirve projesi var mı?

Hayır. Bu projeyi açıkçası saçma sapan buluyorum. Everest haricinde anlamlı bir yanı yok. Aklımdan bile geçmiyor yani böyle bir şey. FB için benzer bir proje oldu ama tam değil. Onların 100. yıl konseptine uygundu o. Bu gün parası ve zamanı olan herkes 7 zirve projesine gidebilir ve tek derdi de Everest olur.

 




8000 lik bir dağ fiziksel olarak yormuyor mu? Yani bütün proje bittiğinde kalıcı hasarlar bırakabiliyor mu?

Bu sana çok bağlı yormaz denemez senin yükseklikteki fizyolojin buna karar verir. Kimisi için çok berbattır, kimi için görece kolay tabi ki. Kalıcı hasar bırakabilir özellikle oksijensiz bu tür şeylerde. Zihinsel bozukluklar. Mesela bir Sherpa arkadaşım 8 toplam 15 x 8000 likten çoğu vardır herhalde. Kendi ev telefon numarasını hatırlamıyor artık beyin hasarı var.

Antereman programınız nasıl günlük olarak, özel bir antreman programı uyguluyor musunuz?

Haftalık kaya tırmanış antrenmanım var. Yapay duvar, boulder ve gerçek kayada imkan olursa. Özel bir yükseklik antrenmanım yok ama sık dağa gidiyorum, tırmanıyorum. Zaten kaya tırmanışı en iyi kardiyo antremanıdır. Ben koşmam, sevmem çünkü. belli dönemlerde ağırlık çalışırım barfiks de günlük hayatımın parçasıdır. Antrenmanım böyle

 




Oksijen desteği olmadan denemek istediğin bir 8000 lik var mı?

Kangchenjunga, K2 ve belki Makalu haricindekilere oksijen kullanmadan çıkacağım. Bu saydıklarım 8000 m. civarında kamp ve belki uzun kalma gerektirenler. Bu da ölüm tehlikesi ve daha önemlisi el ayak dondurmak demektir.

Peki hiç şimdiye kadarki 8000 liklerin de oksijen desteği olmadan çıktığın oldu mu?


Evet, tabi. Cho Oyu oksijensiz ve 7000 metreden direkt, 3. kampı hiç kullanmadan Lhotse de ve Everest e de üçer tüp, kendim taşıyarak. Etik olarak, kendim taşırsam sorun yok

Sizin fizyolojik olarak bir artınız var mı? Yüksek irtifaya uyum kolaylığı olarak

Evet var. Uyum sürecim hızlı ve sorunsuz. Yüksekte rahatım. Bu da fizyolojik bir artıdır

Yüksekliğe uyum fiziksel bir artı dedin, bunun antrenmanı var mı? Yani 5000 denemesi bulanan biri 7000 hayal edebilir mi?

Ooo zor soru ama bunu antrenmanı yok. Belli olmaz tabi. Mesela Jerzy Kukuczka bile ilk yüksek dağı olan Denalide (6100 kusur m.) kötu hissetmiş çıkamamıştı okuduğuma göre. Belli olmaz, denenmesi gerek. Birçok bünye alışamaz. Bazıları zamanla uzun sürede uyar. Bazısı sıfırdan uyumludur. Bana gelince ilk 7000 liğim Peak Leninde ilk günler iyi hissetmedim ama ikinci 7000 liğim Khan -Tengride fişek gibiydim.

 




Biraz önce etikten bahsetik. Etik olarak Sherpalar işin neresine kadar dahil edilmeli?


Bu senin neyi istediğine çok bağlı. Benim çok iyi tırmanıcı Sherpa arkadaşlarım var. Onlarla her yere giderim. Kardeşim gibi de sevdiğim insanlar. Yani onlar benim için hamal değil, dağ arkadaşı. Ama tüm yükü ona ver, sen lay lom git o etik değil. Ben birçok 8000 liğe yakın dostum Dawa Sherpa ile çıkmayı planlıyorum mesela. Ama eşit iki kişiyiz. Şart bu.

Çıkacağınız 8000 binliklerin hangi rotadan çıkacağınıza karar verdiniz mi? Teknik mi olacak yoksa klasik mi?


Mümkünse en uygun olanından. 8000 likte klasik rota yoktur. İlk çıkılan rotası desek daha doğru olur. Birçok dağ için hepsi de eşit derecede zor ve tehlikeli. Mesela Annapurna. Rota zorluğu değil, tehlikesi önemli burada. Veya Dhaulagiri. Hemen birçok rotası eşdeğer tehlike ve zorluktadır. Ama benim kararım, en güvenli olandan çıkmak. Mümkünse veya en hızlı çıkabileceğim rotadan.

Nanga Parpata ne zaman gitmeyi düşünüyorsunuz? Hangi rotadan çıkacaksınız?

Kinshofer rotası. Belli değil tabi ne zaman, belki 2 yıl içinde.



Hangi 8000 den önce olur? Sona hangi dağı bırakacaksınız. Final hangisi olacak?

Bunu söylemek zor ama zorluğu veya tehlikesi nedeniyle geriye atmadım onu. İmkan bulduğum anda giderim. En sona? Annapurna olabilir. Pakistan ı sevmiyorum, oradakileri de sonlara atıyorum. Yani olduğunca.

Ekspedisyon tırmanışlarında dağcılar ne tür sorunlarla karşılaşabiliyor? 3. dünya ülkesi olarak nitelendirilen ülkelerde.

Her tür. Sağlık en başta. Bürokrasi onu takip ediyor. Batılılar için ev özlemi en büyük sorun. Büyük sorunlar yaşamak işten değil, gerçekten de. Apandisitin patlasa bittin mesela. Veya ciddi bir diş derdi... Neler neler! Daima ve obsesifcesine! Yoksa her şey bir anda biter. İçtiğin su, yediğin yemek, sıktığın hamal eli, tuttuğun para vb.

Şuan sizin gibi 14 x 8000 liği deneyen dağcılar var mı? Aranızda tatlı bir rekabet oluyor mu?


Var. Rekabet olmuyor çünkü tanışmıyoruz bir kere. Zaten benden haberleri bile yoktur. Beni bilen batılılar var ama fikirleri yok. İşte öyle bir Türk.


14 8000 likleri tamamlayan 14.kişi olursanız kısmetse işte o Türk derler. Zaten bildiğimiz kadarı ile bu tür rekabetleri zamanında basın çıkarmıştı. Kukuczka ve Messner arasında olduğu gibi.

Eh tabi ki. O da sadece Messner var diye. Yoksa kim ne yapsın elin bilinmeyen x Polonyalısını. Aynı şey elin hiç mi hiç bilinmeyen Türkü için de geçerli. Yani önemi yok benim için. Kendi ülkemde değerim yok ki orada olsun.

Tüm bu başarılara rağmen neden kıramıyoruz bu tür şeyleri. Halen sadece ölümler haber oluyor? Başarılardan bihaberiz.

Çünkü insanımızın umurunda değil. Belki de bu yönetim politikasıdır. İnsan umarsız olursa ayaklanamaz. Duyarsız ve umarsız desek doğru olur.




Tunç Fındık ın Türk Dağcılığına yaptığı en büyük katkılardan biri de dökümasyon. Ya da dökümasyon tutulmasını öğretmek oldu. Yeni kitaplar ne aşamada acaba?

Yoldalar. Aladağların İngilizce versiyonu rehber kitap var. Kış dağcılığı için teknik ders kitabı var. Himalaya güncesi diye bir kitap olacak. Bir de tüm Türkiye dağlarını kapsayan devasa bir rehber kitap projem var. Aladağlar haritası update oluyor bugünlerde.

 




Zaman nasıl geçiyor yüksek dağlarda? Orda olmaktan mutlusunuz ama aklimatizasyon zamanları. Boş vakitler nasıl geçiyor?

Bazen zor olur. Mesela 65 günlük Everest tırmanışının sadece 13 günü hareketle geçti, gerisi yükseğe uyum için görece hareketsiz günler. Mesela 2007 Everest te kamp yakınındaki 6400luk zirvelere çıkmıştım! Hava da çok aşırı soğuk ve kötü olabilir. Seni çadıra uzun süre hapseder bazen. Mesela Everest 2001 de zirveden önce 18 gün kampta iyi hava bekledik. Taş olsa çatlar! Ben genelde sıkılınca yakında kaya varsa boludere giderim. Ana kamp yakınında kaya varsa boulder çalışırım, geberene kadar yorarım kendimi. Buz varsa buz tırmanmaya giderim. Yakın zirveler varsa çıkarım. Çok sıkıcı olabiliyor ve monoton.

 



Ana kamp ortamını biraz anlatabilirimsiniz? Filmlerde gördüğümüz gibi gerçekten havalı ekspedisyonlar oluyor mu? Bunun yanında diğer ülkelerden yeni insanlar tanımak hoş bir duygu oluyordur.


Evet her tür insan ve ekip var.Çok garip. Everest için, ana kamp tam bir sirktir. Her milletten ve dilden insan,kimisi çok sevecen ve tatlı, kimi en adi şerefsiz ve pislik.Tam bir çadır şehir. Komşu ekiplerle genelde iyi dost olunur. Büyük ve zengin, pahalı ticari ekspedisyonlar sevilmez ama küçük ana kamplar da vardır mesela ne bilim bir 6000 liğin ana kampında tek veya birkaç ekip olur.Kısa sürede kaynaşılır, işbirliğine gidilir. Dağda veya Rus ana kampları vardır. Herkes votka içer sarhoş olur. Saunada geyik yapılır. Yiyecek bitince herkes aç kalır. Komik olur!

Sauna?

Rus ana kampları köklü ve komünizm döneminden kalmadır, oralarda var. Yapılar var çünkü. Ve sauna Ruslar için vazgeçilmezdir.

8000 lik daha gitme yaşı var mı? Genelde duyduğum kadarıyla 35 yaşın üstü 7000lik ve 8000likler için ideal diye duydum. Doğrumudur?

Denen o ki 7000 m üzeri dağlar (veya yükseklik için) ideal yaş o. Çünkü kardiyo vaskuler yapı oturmuş olur o yaşta. Ama bunun yaşı yok. Sadece dağcılıkta tecrübeli olmak gerek bence 8000 için.

 




8000lik bir dağda sanırım her türlü tırmanış tekniğini uyguluyorsunuz?


Buz tırmanışı, kar tırmanışı, miks etaplar daha çok miks ve kar- buz. Kaya etapları da olur ama daha çok buzlanmış miks etaplardır bunlar. Sabit hat teknikleri çok kullanılır özellikle aynı yerlerde inip çıkacaksan

Parantez arası - Binlerce foto birikti. DVD yapmayı düşünüyor musunuz?

Hayır DVD değil de, biraz eski moda ama coffee table book denen renkli resimli büyük formatlı kitap. Onu daha çok isterim. Poster yapıyorum. Umarım beğeniliyordur. Tabi. Daha çok sponsor isteyince bu tür kitap yapılır. Çok pahalı çünkü.

 




Sizi bu 8000 binlik dağ çıkışlarınızda sizi en çok ne zorlata bilir?


Kötü hava zannederim ve çığ riski. Bunlar en büyük dertler. Derin kar da çok ama çok zorluk çıkarır, Broad Peaka bundan çıkamadık.

Ben Lhotse yi sormak istiyorum. Nedense aklımda en zorlarından biri olarak o aklımda kalmış. Nasıldı?


Haklısın hiç kolay değildi. Everest ten zor ve popüler bir dağ değil ama muhteşem bir dağ bence. Rotası inanılmaz, daracık ve dimdik bir buz kulvarı. Zirve günü Lhotseye tek çıkan bendim, çok enteresan bir gündü. Dünyanın en yüksek 4. zirvesinde tek başımaydım!


Müthiş bir duygu olsa gerek. Tek başıma dediniz de aklıma takıldı. Solo tırmanışlar mail gruplarında ara sıra sorgulanıyor. Solo tırmanışın geçerli olması için dağda sizden başka dağcının olmaması mı lazım?

Solo denemek, dağda sadece senin olman demek. Yani benim Lhotse çıkışım solo değildi, sadece sonunda tek başıma kaldım.

O zaman Mont Blanc gibi turistik bir dağda solo tırmanmak imkansız gibi bir şey


İşte ne bilim, en azından aynı rotada senle giden adam olmamalı. Gidip zor rotasına girersen, binlerce metrelik teknik rotalarından birine, imkansız değil. Turistlere sadece zirvede denk gelirsin ama dediğin doğru. Mont Blancta normal rotada normal bir yaz gününde 100 kişi en az olur. Solo imkansızdır. Zaten solonun zevki ayrıdır. Tek olmakta yatar!

 




Minik ticari ana kamplar Aladağlarda da oluştu. Nasıl buluyorsun bu durumu? Recep İnce yeni bir bungalow tarzı işletme kazandırdı Aladağlara. Giderek popülerleşiyor ama bunun yanında halen yerel kurtarma teşkilatı kurulamadı

Talep var. İnsanlar dağlara gitmek istiyor yani arz var. Aladağlar daha ulaşılabilir. Yani çok daha imkan dahilinde. Normal buluyorum, olağan. Recep iyi yapıyor. Gerek vardı yerel tırmanıcının işletmesine, doğru bence. Yerel kurtarma daha ilerde gerekecek, günde binlerce kişi tırmanıyor olursa, yani Alpler misali popüler olunca..ama o gün daha çok uzak, belki de hiç olmayacak....

Son olarak maganzinsel bir soru. Çıkacağın 8000 lik dağları bir bayana benzetmek istesen nasıl bir bayan olurdu ?

Daima ilgi gerektiren, dikkati bir an bile kesmemek gereken bir bayana. Kızdırırsan çok şirret olabilen ve seni dayaktan geberten bir kadına ama diğer yandan da sana iyi davrandığında dünyaları sana veren güzel, alımlı bir kadına.

14 x 8000 lik ve diğer tırmanışlarınızda PANDÜL ekibi olarak başarılar diliyoruz. Türk Dağcılığını ve Türk adını zirvelere taşıdığınız için sizinle gurur duyuyoruz. Pandül adına bu keyifli söyleşi için teşekkürler.
Ben Teşekkür Ederim.

Okunma 15122 defa Son Düzenlenme Cumartesi, 22 Aralık 2012 20:31
Yorum eklemek için giriş yapın